Anasayfa / Günün Haberleri / Emeklilikte 2027 hesabı! Erdursun kritik farkı açıkladı – | Hamle Gazetesi

Emeklilikte 2027 hesabı! Erdursun kritik farkı açıkladı – | Hamle Gazetesi


Emeklilik planı yapan milyonlarca çalışanı ilgilendiren dikkat çekici açıklamalar geldi. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, 2026 yılında mı yoksa 2027 yılında mı emeklilik başvurusu yapmanın daha avantajlı olacağı, kademeli emeklilik beklentileri, staj ve çıraklık sigortası, SSK-Bağ-Kur ayrımı ve emeklilik statüsünü etkileyen son 2520 gün hesabıyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

Erdursun, 2026’dan 2027’ye geçişte emeklilik başvurusunu 2026 yılında yapanların yaklaşık yüzde 3 ile yüzde 5 arasında avantajlı olabileceğini belirtirken, bunun herkesin hemen emekli olması gerektiği anlamına gelmediğinin özellikle altını çizdi.

“2026’da emekli olanlar yüzde 3-5 avantajlı olabilir”

Emeklilik dilekçesinin verileceği tarihin özellikle aralık ayından ocak ayına geçişte önemli olduğunu belirten Erdursun, geçmiş yıllarda güncelleme katsayılarından kaynaklanan ciddi farklılıklar oluştuğunu hatırlattı.

Erdursun’un aktardığına göre, 2024 yılında emeklilik başvurusunda bulunanlar, başvurusunu sonraki yıla bırakanlara göre yaklaşık yüzde 31 avantajlı oldu. 2025’ten 2026’ya geçişte ise farkın yaklaşık yüzde 5 seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti.

2026’dan 2027’ye geçişle ilgili beklentisini de açıklayan Erdursun, “2026’da müracatta bulunanlar yüzde 3 ile yüzde 5 arasında daha avantajlı olacak gibi gözüküyor” değerlendirmesinde bulundu.

Emeklilikk

“Koşun, hemen emekli olun demiyorum”

Erdursun, söz konusu farkın yanlış yorumlanmaması gerektiğini belirterek emeklilik kararının kişiye özel verilmesi gerektiğini söyledi.

Bazı çalışanların geçmiş yıllarda düşük prim ödediklerini ancak son 3, 5 veya 7 yılda yüksek prime esas kazanç üzerinden prim yatırmaya başladıklarını belirten Erdursun, bu kişilerin çalışmaya devam etmelerinin emekli aylığı üzerinde farklı sonuçlar oluşturabileceğine dikkat çekti.

Emeklilik hakkı gelmesine rağmen çalışmaya devam edenlerin başka nedenleri de olabileceğini ifade eden Erdursun, özellikle emekli olduktan sonra işine devam edemeyecek çalışanların dikkatli hesap yapması gerektiğini söyledi.

Örneğin çalışırken 150 bin TL maaş alan ve emekli olduğunda 50 bin TL aylık alacak bir kişinin, emekli aylığındaki yüzde 3-5’lik farkı korumak amacıyla işini kaybetmesinin çok daha büyük ekonomik kayba yol açabileceğini belirtti.

Erdursun, bu nedenle mevcut ücret, hesaplanan emekli aylığı, prime esas kazançlar ve emeklilik sonrası çalışma imkanının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Para2 Yrm0

Kademeli emeklilikte 2027 için dikkat çeken açıklama

Son dönemde sosyal medyada yeniden gündeme gelen kademeli emeklilik iddialarına da değinen Erdursun, kısa vadede beklentisinin düşük olduğunu söyledi.

2026 yılı için daha önce kademeli emeklilik düzenlemesi beklemediğini söylediğini hatırlatan Erdursun, 2027 yılı için de benzer bir değerlendirme yaptı.

Erdursun, çok büyük bir sürpriz yaşanmaması halinde 2027 yılında da kademeli emeklilik düzenlemesi beklemediğini ifade etti.

Kısa vadede böyle bir yasal düzenlemenin gerçekleşme ihtimalini çok düşük gördüğünü belirten Erdursun, uzun vadede ise işe giriş tarihi ve prim gününe bağlı bir kademeli sistemin gündeme gelebileceğini dile getirdi.

Kademeli emeklilik isteyenlerin taleplerini desteklediğini de söyleyen Erdursun, buna karşın vatandaşlara kesinleşmemiş bilgiler üzerinden umut verilmesine karşı olduğunu vurguladı.

Staj

Staj ve çıraklıkta Yargıtay kararına dikkat

Erdursun’un üzerinde durduğu bir diğer önemli konu ise staj ve çıraklık sigortasının emeklilik başlangıcı sayılıp sayılmayacağı oldu.

Sosyal medyada “Stajyer ve çıraklar dava açarak ilk işe giriş tarihlerini emeklilik başlangıcı olarak saydırıyor” şeklinde haberlerin yayıldığını belirten Erdursun, söz konusu Yargıtay kararlarının bu şekilde yorumlanamayacağını söyledi.

Erdursun’un aktardığı örnekte, 1993 yılında çıraklık eğitimi kapsamında işe giriş bildirgesi bulunan bir kişi, söz konusu tarihin emeklilik açısından ilk sigortalılık başlangıcı kabul edilmesini istedi.

İlk derece mahkemesi davayı reddetti. Bölge Adliye Mahkemesi’nin ardından dosya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’ne ulaştı ve karar bozuldu.

Ancak Erdursun, Yargıtay’ın bozma kararının “Çıraklık sigortası emeklilik başlangıcı sayılmalıdır” anlamına gelmediğine dikkat çekti.

Çırak mıydı, yoksa fiilen işçi olarak mı çalıştı?

Erdursun’a göre Yargıtay’ın üzerinde durduğu esas konu, kişinin gerçekten meslek öğrenmek amacıyla çırak olarak mı bulunduğu yoksa çıraklık adı altında fiilen normal bir çalışan gibi üretime mi katıldığı.

Bu nedenle iş yerinin SGK tescil kayıtlarının ve dönem bordrolarının incelenmesi, kişinin yaptığı işin belirlenmesi ve çalışmasının üretimin bir parçası mı yoksa mesleki eğitimin gereği mi olduğunun araştırılması isteniyor.

Erdursun, kişinin işe giriş bildirgesinin yanlışlıkla stajyer veya çırak olarak verilmiş olabileceği davalar bulunduğunu da belirterek, bu tür kararların bütün stajyer ve çıraklar için örnek kabul edilemeyeceğini söyledi.

“Staj ve çıraklık için yasal düzenleme gerekiyor”

Staj ve çıraklık başlangıcının herkes için emeklilik başlangıcı kabul edilmesinin mahkeme kararlarıyla otomatik olarak mümkün olmadığını belirten Erdursun, genel çözüm için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yasal düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Vatandaşların “Dava açan herkes kazanıyor” düşüncesiyle hareket etmemesi gerektiğini söyleyen Erdursun, açılacak davaların hem uzun sürebileceğini hem de kaybedilmesi halinde ek maliyet oluşturabileceğini belirtti.

Erdursun ayrıca mevcut durumda staj ve çıraklık konusunda hükümet veya Meclis gündeminde yürütülen bir çalışma bulunmadığını söyledi.

Eyt Emeklilikk

1 milyon 760 bin TL fazla prim ödedi, sonuç değişmedi

Erdursun’un canlı yayında anlattığı örneklerden biri ise yüksek prim ödemenin emekli aylığına etkisini ortaya koyması açısından dikkat çekti.

Erdursun’un aktardığına göre 1980 doğumlu, Temmuz 1999’da sigortalı olan ve EYT kapsamına giren bir kişi, 2001 yılından itibaren vergi mükellefi olarak Bağ-Kur primi ödemeye başladı.

Yaklaşık 9 bin prim gününü tamamlayan sigortalıya, daha yüksek emekli aylığı alabilmesi için 2023 yılından itibaren primlerini yüksek kazanç üzerinden ödemesi tavsiye edildi.

Kişinin Aralık 2022’de yaklaşık 7 bin 500 TL brüt kazanç üzerinden prim ödediğini, 2023 yılında ise bu rakamı yaklaşık 40 bin 800 TL’ye yükselttiğini anlatan Erdursun, sonraki yıllarda da yüksek prim ödemelerinin devam ettiğini söyledi.

Son prime esas kazancın yaklaşık 142 bin 500 TL’ye kadar çıktığını ifade eden Erdursun, vatandaşın yaklaşık 44 ay boyunca her ay normalde ödeyeceği tutarın yaklaşık 40 bin TL üzerinde prim ödediğini belirtti.

Buna göre fazladan ödenen toplam tutarın bugünkü değerlerle yaklaşık 1 milyon 760 bin TL olduğunu aktardı.

Yüksek prim beklenen maaşı getirmedi

Erdursun’un hesabına göre söz konusu kişi SSK’dan emekli olsaydı yaklaşık 23 bin 831 TL, Bağ-Kur’dan emekli olduğunda ise yaklaşık 23 bin 552 TL aylık hesaplanıyordu.

Ancak kök aylık ve taban aylık uygulamalarının etkisi nedeniyle, kişinin yaptığı yüksek prim ödemelerinin eline geçen aylığa beklediği ölçüde yansımadığını ifade etti.

Erdursun, vatandaşların “Daha yüksek prim ödersem mutlaka çok daha yüksek emekli aylığı alırım” düşüncesiyle hareket etmeden önce yapılacak ödemenin emekli aylığına gerçek katkısını hesaplaması gerektiğini söyledi.

Son 2520 gün hesabında mahkeme kararlarına dikkat çekti

Erdursun, SSK ve Bağ-Kur statülerinde hizmeti bulunan çalışanları ilgilendiren son 2520 gün hesabıyla ilgili de dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Bazı kişilerin son 2520 günlük hizmetlerine bakılarak SSK yerine Bağ-Kur statüsünden emekli edildiğini ifade eden Erdursun, bunun kimi emeklilerin aylıklarında ciddi kayıplara yol açabildiğini söyledi.

Erdursun, bu kişiler arasında SSK yerine Bağ-Kur’dan emekli edilmesi nedeniyle yüzde 30-35 oranında daha düşük aylıkla karşılaşanların bulunduğunu öne sürdü.

Bu uygulamaya karşı dava açanların olduğunu belirten Erdursun, bazı davaların sigortalılar lehine sonuçlandığını ifade etti.

“Tek statüden yeterli primi varsa son 2520 güne bakılamaz”

Erdursun’un aktardığı mahkeme değerlendirmelerine göre, kişinin tek bir sigortalılık statüsünden emeklilik hakkı elde etmesine yetecek kadar primi bulunması halinde son 2520 günlük hizmet süresine göre başka statüden emekliliğe zorlanamayacağı yönünde kararlar çıkıyor.

Ancak Erdursun, emeklilik dosyalarının kişiden kişiye değiştiğini ve her mahkeme kararının bütün sigortalılar açısından otomatik olarak aynı sonucu doğurmayacağını da vurguladı.

9 bin günü bekliyordu, aslında emekliliği gelmişti

Erdursun, yanlış veya eksik bilgi nedeniyle yıllarca fazladan prim ödemeye devam edebilecek başka bir kişinin durumunu da anlattı.

1978 doğumlu ve 1997 sigorta girişli bir vatandaşın EYT kapsamında bulunduğunu belirten Erdursun, kişinin 7 bin 569 prim gününe ulaştığını ve son 1261 gününün SSK kapsamında olduğunu aktardı.


Özgür Erdursun’dan emeklilik uyarısı: 2027’yi işaret etti

Özgür Erdursun’dan emeklilik uyarısı: 2027’yi işaret etti

İçeriği Görüntüle

Vatandaşın kendisini 9 bin prim gününe tamamlaması gerektiğini düşündüğünü söyleyen Erdursun, yapılan incelemede kişinin yaklaşık üç ay önce emeklilik hakkını elde ettiğinin ortaya çıktığını ifade etti.

Erdursun’a göre kişi bu durumu öğrenmemiş olsaydı yaklaşık 3 yıl 11 ay daha prim yatırmaya devam edecekti.

Erdursun’dan ortak uyarı: Emeklilik hesabı kişiye özel

Özgür Erdursun, yaptığı tüm değerlendirmelerde ortak noktaya dikkat çekerek emeklilik kararlarının yalnızca sosyal medyada yayılan genel bilgiler üzerinden verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Sigorta başlangıç tarihi, toplam prim günü, SSK ve Bağ-Kur hizmet süreleri, prime esas kazançlar, mevcut ücret, emeklilik sonrası çalışma durumu ve hesaplanan emekli aylığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Erdursun, “2026’da mı, 2027’de mi emekli olayım?” sorusunun da herkes için tek bir cevabı olmadığını söyledi.

Erdursun’a göre 2026’dan 2027’ye geçişte yüzde 3-5 seviyesinde bir avantaj ihtimali bulunsa da nihai karar, çalışanın kendi ekonomik ve sosyal koşullarına göre verilmesi gerekiyor.

Muhabir: Kadir Tamer

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir